Av. Can ERÖKSÜZ


c_eroksuz@hotmail.com
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

Doğal sit alanları ülkemizin kanayan yarasıdır.

Türkiye’de doğal alanlar 18 ayrı koruma statüsü ile korunmaktadır. Bunlardan bazıları ulusal düzeyde bazıları da uluslararası düzeyde koruma statüleridir. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda ifadesini bulan doğal sit alanı statüsü, ulusal düzeyde uygulanan ve sadece ülkemize özgü bir koruma statüsüdür. Dünya’da başka hiçbir ülkede doğal sit adı altında koruma statüsü bulunmamaktadır.

Doğal sit alanları ülkemizin kanayan yarasıdır. Bir alanın doğal sit alanı olarak tespit, tescil ve ilanı genel bilgilere, tahmini verilere dayandırılamaz. Bu alanların, sınırlarının ve kategorilerinin tespit, tescil ve ilanı, mutlaka kapsamlı bilimsel inceleme ve değerlendirme sonucunda yapılmalıdır. Aksi halde; korunması gerekli bir alan koruma dışında kalabileceği gibi, korunması gerekmeyen bir alan da gereksiz yere korunarak vatandaşın mülkiyet hakkının ihlaline sebebiyet verebilir.

Mülkiyet hakkının ihlali sorununun aşılması gerekliliği ve yıllar önce doğal sit kararı verilen taşınmazların bilimsel ve teknik verilerle saptanmamış olması nedeniyle; doğal sit alanlarının, aradan geçen uzunca süre içinde halen sit niteliğini koruyup korumadığının irdelenmesi ve sınırları ile kategorilerinin yeniden tespiti amacıyla, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından yeni bir çalışma başlatılmıştır. Bu çerçevede 2013 yılında  çıkarılan ‘’Doğal Sit Alanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Teknik Esaslar’’ ile Türkiye’de 21 ilde bulunan doğal sit alanlarının, ekolojik temelli (biyo-ekolojik, jeolojik-jeomorfolojik-hidrojeolojik ve peyzaj kriterlerine göre) bilimsel araştırmaları ve incelemeleri yapılmaktadır. Bu çalışmaların sonucunda, doğal sit alanları bilimsel temelli olarak belirlenmiş ve tescil edilmiş olacaktır.


 Okunma Sayısı : 944

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 564976
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.