Bülent KEMALOĞLU


bulentkemaloglu@gmail.com
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

Marka olmak ve Biz,

Marka olmak ve Biz,

Uzun süredir üzerinde yazmak istediğim bir konuyu izninizle şimdi sizlerle paylaşmak isterim, konumuz, Markalaşmak.

Herkesin istisnasız bu konuda dar yada geniş açıdan bakılacak fikirleri vardır mutlaka ama gerçekten markalaşmanın ne demek olduğunu biliyormuyuz?. Daha ilkokul yıllarımızda bize öğretilen veya öğretilmeye çalışılan felsefenin altında yatan enerji aslında Ülkemizin yerli ürünlerini önemsemek ve bunları öne çıkarmak düşüncesiydi. Peki biz ülke olarak bu konuda ne kadar başarılı olabildik. Cevabını hepimiz biliyoruz, olması gerekenin bir hayli altında bir yerdeyiz maalesef.

Yerli ürün kullanmakla başlayacak düşünce sistemini çok az hayata geçirdiğimiz gibi, bir çok sektörde büyük emekle ürettiğimiz ürünleri Markalaştırmakta da maalesef başarılı olamadık. Elbette burada hakettiği değeri alan veya bu aşamaya gelmeye çalışan Markalarımızı saymıyorum, bir seferde aklımıza gelecek büyük markalarımız var, ama sanırım onlarda kısaca sayacağımız kadarlar.

Bir bütün olarak toplumumuza sinen sadece üretip başkasına teslim etme mantığı, uzun sürede sizi esir alan ve taklitlerini yapmaya iten bir Bumerang oluyor sadece.

Sektörümüze indirgediğimizde, makinalarda üretilen değerlerin pazarlanması ve bunların Markalaştırılmasına harcanan emek diğer kalemlere göre oldukça düşük. Yurt dışında yaptığınız toplantılarda sanırım ilk size söylenen şey, ‘’bana bu ürünü üretebilir misiniz’’ sorusudur? Keşke söylenen ‘’ biz Sizin markanızı almak istiyoruz’’  olsaydı ..

Sanırım bir örnek derdimizi anlatmaya yeterli olur, beşikler diyarı ve kültürler merkezi anadolunun içinden çıkan bir değerli edebiyatçımızın aldığı Nobel ödülü veya Dünyaca ünlü bir kulüpte oynayan yetenekli bir futbolcumuzu sürekli konuşuyor olmamız bile 80 milyon insanın yaşadığı ülkemiz adına kısmi bir hayal kırıklığı

Bu arada yinelemek isterim ki, büyük gayretlerle Marka olmuş bütün firmalara ve değelere sadece saygı duyabilir ve destekleyebiliriz, ama daha yüzlerce marka çıkaracak potansiyelin bu kadar durağan seyretmesi ve bunun için hala birşeyler yapılmaması üzücü.

Ev Tekstil sektöründe ise şahsımın bu kısa sayılabilecek yıllarında bile gözlemlediği, Asıl Ana üreticilerin bu kaleyi kazanmak için kendilerini çok yormadıklarıdır,Firmamın da dahil olduğu  Toptancı Grubunun kendi ısrarlarıyla Markalaşmaya çalışması da emin olun ki dünya çapında bizim aradığımız cevap olmayacaktır.

Sürekli şikayet edilen, taklit, kopyalama ve sadece tüketimi teşvik edecek (!) ucuz ürün üretme mantığının  yeni çağda uluslararası ticarette hiçbir geçerliliği olmayacaktır.

Mutlaka bu açığımızın farkında olmalılar ki sektörümüzün değerli yönetici ve sermaye sahipleri, zaman zaman konferans ve toplantılarda onlarda dile getirmeye çalışıyorlar, fakat devlet ile entegre bir planın parçası olarak bunu sürdürmek nispeten başarı için çare olabilir.

Diğer ülkelere gittiğimizde özellikle kendi sektörümüzde bazı yabancı  markalar ile sürekli karşılaşmak sahiden sizi üzmüyor mu ? ben üzülüyorum..

Bir yerde üretim varsa Markada olmalıdır, ve bu sizin kendi ülkeniz veya yakın ülkeler ile sınırlı olmamalıdır.Dünya çok küçüldü ama, Rakiplerimiz büyük.  Esenkalın..

18.11.2016


 Okunma Sayısı : 610

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 497631
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.